Türkiye, OECD ve G20’nin kurucu üyesidir; E7 ülkeleri, GOBLE’ler ve NIES arasında sınıflandırılmıştır. Türkiye ekonomisi 2023 yılı itibarıyla nominal GSYİH bakımından dünyanın 17’nci, Avrupa’nın ise Almanya, İngiltere, İtalya ve İspanya’dan sonra 6’ncı büyük ekonomisidir. PPP’ye göre dünyanın 11’inci, Avrupa’nın ise 5’inci büyük ekonomisidir. IMF’ye göre Türkiye üst-orta gelirli, karma pazarlı, gelişmekte olan bir ekonomiye sahipken, Dünya Bankası’na göre Türkiye 2024 yılına kadar kişi başına düşen GSYİH’ye göre yüksek gelirli bir ülke olarak sınıflandırılacaktır.30. Ülke, çok uluslu veya ulusal şirketler tarafından açılan 1.500’ü aşkın Ar-Ge merkeziyle dünyanın en çok ziyaret edilen dördüncü destinasyonudur. 32. Türkiye, tarım ürünleri, tekstil, motorlu taşıtlar, ulaşım araçları, inşaat malzemeleri, endüstriyel elektronik ve ev aletleri alanında dünyanın en büyük üreticileri arasında yer alıyor.

Bugün ülkenin birçok yerinde endüstriyel kriz olarak nitelendirilebilir. Türkiye, Müslüman toplumlar arasında hızla sanayi toplumuna dönüşmeyi başaran az sayıdaki ülkeden biridir.
Türkiye, 2016 yılında Endonezya’nın ardından Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında ikinci büyük ekonomi olarak yer aldı. Türkiye’nin ardından Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Bangladeş geliyor. Geriye, Türkiye’nin temsil ettiği Türk dünyasının en gelişmiş ekonomisinden Kazakistan ekonomisi kalıyor.
1961’de OECD’nin ve 1999’da G20 büyük ekonomilerinin kurucu üyesidir. 31 Aralık 1995’ten bu yana AB Gümrük Birliği’nin bir parçasıdır._
Son küresel mali durgunluktan pek çok ekonomi kurtulabilse de, Türkiye ekonomisi Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olmayı sürdürdü; 2010 yılında yüzde 9,2, 2011 yılında ise yüzde 8,5 oranında büyüyerek dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri haline geldi. Bu bağlamda, Türkiye’nin kamu borç stokunu karşılama oranı 2004 yılından bu yana “AB Maastricht kriterlerine göre yüzde 60” seviyesinde bulunuyor. Benzer şekilde 2002-2011 yılları arasında bütçe dengesi AB Maastricht Kriterleri’ne göre yüzde 3’ün altına düşerek yüzde 10’un üzerine çıkmıştır.[35]
CIA, Türkiye’yi gelişmiş ülke olarak sınıflandırdı. 36. Türkiye, ekonomistler ve siyaset bilimciler tarafından düzenli olarak yeni sanayileşmiş bir ülke olarak sınıflandırılmıştır;37. Merrill Lynch, Dünya Bankası ve The Economist, Türkiye’yi yükselen bir piyasa ekonomisi olarak tanımlamıştır.
Dünya Bankası, 2007 yılında kişi başına düşen GSYİH açısından Türkiye’yi üst-orta gelirli ülke olarak sınıflandırmıştı.[42] Lisansüstü maaşları 2010 yılında adam-saat başına ortalama 10,02 dolardı.
Forbes dergisinin 2013 yılında yaptığı bir anket, İstanbul’u Türkiye’nin finans başkenti olarak sıraladı. Toplam 37 milyarder sayısına sahip olan ülke, 84 milyarderle Moskova’yı, 62 milyarderle New York’u, 43 milyarderle Hong Kong ve Londra’yı geride bırakarak dünyada 5’inci sırada yer alıyor.
Türk hükümeti, 2007’de başlayan ve 2012’nin sonuna kadar devam eden küresel mali krizden toparlanmanın tohumlarını atmak amacıyla 2009 yılında çeşitli ekonomik teşvik önlemlerini kabul etti. Bunlar arasında otomobiller, ev aletleri ve diğer ürünlerde geçici vergi kesintileri yer alıyor. Konut. Dayanıklı tüketim malları üretimi yüzde 7,2 oranında artarak otomobil üretimindeki düşüşü telafi etti.






İlk yorum yapan siz olun